İstanbul’da 24 yıl sonra bir ilk! Avrupa’nın en büyüğü Manchester City, tarihin en iyisi Guardiola…

İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadı’nın ev sahipliği yaptığı UEFA Şampiyonlar Ligi finalinde kazanan taraf Manchester City oldu. İtalyan devi Inter’i Rodri’nin 68. dakikada attığı golle geçen City, tarihinde ilk kez Şampiyonlar Ligi şampiyonu oldu.

PEP GUARDIOLA’NIN HASRETİ BİTTİ

Pep Guardiola, 2011 yılındandan sonra ilk kez Şampiyonlar Ligi’ni kazandı. İspanyol teknik adam, 12 yıl önce Barcelona ile mutlu sona ulaşmıştı.

ÜÇLEME YAPAN İKİNCİ İNGİLİZ TAKIMI

Bu sezon Premier Lig, FA Cup ve Şampiyonlar Ligi’ni kazanan Manchester City, 1999’da Alex Ferguson önderliğinde aynı başarıyı yakalayan Manchester United’dan 24 yıl sonra üçleme yapan ilk İngiliz takımı oldu.

GUARDIOLA İKİ AYRI TAKIMLA ÜÇLEME YAPTI

Pep Guardiola, tarihte iki farklı takımla aynı sezon içinde üç kupa birden kazanan ilk teknik direktör oldu. Bu sezon Manchester City; Premier League, FA Cup ve Şampiyonlar Ligi’ni müzesine götürdü.

İSTANBUL’DA YİNE İNGİLİZLER KAZANDI

2005 yılında Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda oynanan finalde yine İngiliz-İtalyan takımları kozlarını paylaşmış ve Liverpool, Milan’ı penaltılarla yenerek kupaya ulaşmıştı.

18 yıl sonra aynı yerde bu kez İngiliz ekibi Manchester City, İtalyan devi Inter’i 1-0 yenerek şampiyon oldu.

 
 
 
Bu gönderiyi Instagram’da gör

Spor Arena (@sporarena)’in paylaştığı bir gönderi

Hürriyet yazarları Banu Yelkovan, Güntekin Onay ve Uğur Meleke, dev finali köşe yazılarında değerlendirdi.

BANU YELKOVAN: UZASIN İSTERDİK AMA CITY HAK ETTİ

Guardiola yönetimindeki İngiliz ekibinin bu sezonun en parlak yıldızı olduğu bir gerçek.

Şampiyonlar Ligi’nin tartışmasız en güzel finaline ev sahipliği yapan Atatürk Olimpiyat Stadı, yenilenen çehresi ve bir türlü yenilenemeyen bilet kategorisi ayırmayan eşitlikçi trafik sorunuyla maça hazırdı! Kapılar 18.00’de açıldığında, çoktan orada olmayanlar, yine kılpayı yetişip söylene söylene yerlerine oturdular. Bu sezonun en parlak yıldızı City, görkemli Bayern ve Real galibiyetleri sonrasında kâğıt üzerinde daha favori olarak çıktığı maçta hem Mancini ve Pellegrini ile başlayan, Guardiola ile şaha kalkan hamleyi en büyük kupayla taçlandırmak hem de son 6 sezonda 5 kez şampiyon olan teknik direktörlerini sadece Ancelotti, Zidane ve Bob Paisley’den oluşan ‘3 Kupalı Antrenörler’ elit kulübüne sokmayı istiyordu.

iLK YARI KEYiF VERMEDi

Inter kaybedecek hiçbir şeyi olmamanın dayanılmaz hafifliğiyle çıktıği maçta ısrarla göbekten gelmeyi deneyen City’yi resmen kitledi. İlk yarı bitmeden De Bruyne’ün sakatlanarak çıkması, ilk yarıda Guardiola’nın oyun planını iyice sekteye uğratan unsur oldu. İlk 45 savunma futbolu izlemeyi sevenler dışında fazla seyir zevki vermediyse de maç ikinci yarıda hızlandı. İlginç şekilde daha fazla savunma yapan Inter, kontralarla daha çok pozisyon bulan taraftı.

YiNE UNUTULMAZ OLSUN

Zaman zaman, hele o son kornerde İnter de atsın, maç uzasın yine unutulmaz bir final olsun diye hissetsek de maçı, belki bu 90 dakikayı olmasa da bu sezonu sonuna kadar hak eden City kazandı.

GÜNTEKİN ONAY: CITY SEZONU SÜPÜRDÜ

Premier Lig ve FA Cup’ın ardından Şampiyonlar Ligi’ni de kazandı.

Taktiksel ve fiziksel yoğunluğu yüksek bir final izledik. Sezon boyunca kendi liginde ve Şampiyonlar Ligi’nde tüm rakiplerini domine eden ve adeta topla boğan Manchester City karşısında Simone İnzaghi orta alanda çok iyi baskı yaptı ve güçlü rakibini tehlike bölgesine sokmadı. Topla daha fazla oynayan City, final işlerini yapacak Haaland ve Grealish’i çok az topla buluşturabildi. De Bruyne’nin pas bağlantılarını iyi kesen İnter’de orta alanın merkezindeki Barella ve Brozovic olağanüstü bir eforla oynadılar.

EDERSON MÜTHiŞ OYNADI

Di Marco da maç boyunca sol kanadı çok etkili kullandı. Maç 0-0 devam ederken Lautaro Martinez’in kaçırdığı gol belki de kırılma noktasıydı. Rodri’nin şık ayak içiyle öne geçen City, karşısında İnter tüm gücüyle beraberlik için yüklendi ancak Di Marco bir pozisyonda direği hemen ardından da Lukaku’yu geçemedi. Altıpasın içinden Lukaku’nun kaçırdığı net fırsat ve son saniyelerde Ederson’un müthiş kurtarışı ile kupa Manchester’ın mavi yarısına gitti.

iNTER’i ÇOK BEĞENDiM

Inter’in taktiksel disiplini ve fizik kalitesini çok beğendim. Hiçbir takım Manchester City’yi bu kadar bozamamıştı. Ancak forvet hattındaki oyuncular yakaldıkları fırsatları değerlendirmeliydi. City gibi takım karşısında bundan daha fazla pozisyon bulamazsınız. Guardiola’nın takımı yıllardır bu kupanın hayalini kuruyordu. Lig ve FA Cup şampiyonluklarından sonra Devler Ligi’ni de kazanan City adeta sezonu süpürdü. Özellikle Bayern ve Real Madrid gibi 2 devi adeta eze eze eleyen maviler finalde çok parlak bir oyun ortaya koymasa da sezon performansıyla kupayı hak etti.

UĞUR MELEKE: TÜM ZAMANLARIN EN İYİSİ

Pep Guardiola’nın tek eksiği City ile Şampiyonlar Ligi madalyasıydı.

Messi, Katar’da Dünya Kupası’nı kaldırarak büyük bir tartışmayı da bitirmişti aslında. Arjantinli on numaranın tüm zamanların en iyisi ilan edilmesi için madalya kabinindeki tek eksiği Dünya Kupası idi. Onu tamamladı ve artık resmen tarihin en iyisi oldu Messi. Pep Guardiola’nın da tüm zamanların en iyisi unvanını alması için tek eksiği City ile bir Şampiyonlar Ligi madalyasıydı. Şu anda tarihte iki farklı kulüple üçleme yapan tek adam Guardiola. Son 15 seneye 11 lig, 3 Şampiyonlar Ligi kupası sığdırdı. Henry onu tüm zamanların en iyisi ilan ederken, futbolu en fazla hayal eden adam olarak tanımladı.

BU KUPAYI ÇOKTAN HAK ETMiŞTi

Dani Alves onun için üçüncü kattan atlayacağını, Fernandinho onunla tanışana kadar sahada olup biteni anlamadığını söyledi. Birçoklarına göre futbolu değiştirdi; Arteta, Ten Hag, De Zerbi, Xavi gibi sayısız hocaya ilham verdi. Dün gece belki ilham veren bir oyun yoktu sahada. Ama çok uzun süredir hak ettiği kupayı bir biçimde almayı bildi Pep. Avrupa’nın zirve turnuvası otuz sene önce Şampiyonlar Ligi formatına döndüğünden beri tüm finalleri izledim. Finaller bazen böyledir, bir takımın proaktif olduğu, diğerinin pragmatik oyunu tercih ettiği maçların sayısı hiç de az olmadı bu 30 yılda…

iNTER HEP FIRSAT KOLLADI

93’te Milan Marsilya karşısına çıkarken mutlak favoriydi. Bir duran topta Boli’nin kafa golüyle Marsilya yapmıştı sürprizi. 2002’de Real Madrid Leverkusen’la, 2011’de Barcelona Manchester’la, 2019’da Liverpool Tottenham’la oynadığında da tek taraflı müsabakalar izledik. Dün de 25’inci dakikadan Rodri’nin golüne kadar tablo benzerdi: City sürekli arayan, atak sürekliliği sağlayan, İnter’se karşılayan ve fırsat kollayandı çoğunlukla. Teknik adamlık kariyeri boyunca geleneksel pozisyon tanımlarıyla savaşan Pep’e en nihayetinde kupayı, tutucu ön libero tanımından çıkardığı Rodri getirdi. Tüm zamanların en iyisine kesinlikle yakıştı bu madalya.

PEP-VALDES TOPLANTISI

2008’de henüz 37 yaşında Barcelona’nın başına geçen Pep Guardiola, kalecisi Valdes’le bir toplantı yapar ve tahtaya iki stoperin yerini çizer. “Top sendeyken stoperlerin burada olmasını ve senin oyun kurmanı istiyorum” der Valdes’e. İspanyol kaleci bunun bir şaka olduğunu düşünür ve “Bunun için stoperleri de ikna etmen gerekecek” der Pep’e. Pep o günden beri sadece stoperlerini değil, herkesi ikna etti hayalini kurduğu oyuna. Farkı da böyle yarattı zaten.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir